ÖLÜ TAKLİDİ YAPARSAK DOKUNMAZ BİZE MUTSUZLUK

Oralarda birileri var, başka isimlerle çağırılan.

( Daha çok adım vardı bir ara, arındım ama.)

 

Çok yaşlandı ve geceleri ılık süt içer oldu ruhum.

( Biraz daha düşünürsem kendimi imha edeceğim.)

 

Daha çok, daha çok, daha çok da yansıtabilirdin bana beni.

( Kırık aynasısın tavan aralarımın.)

 

Sen orada öylesin.

( Ben burada böyleyim, değişmiyor.)

 

Senin içinde ölmesine rağmen gülümseyebilen tüm ölü kediler gizli.

( Benim için zor oluyor suyu buharlaştırıp tuza ulaşmak.)

 

Çıkardığın sesler yağmurun ne zaman yağacağını gizliyor.

( Yağmursuz da yaşarım ama kulaklarım uğulduyor.)

 

Bugünün ne önemi var, yarınların da katili benim.

( Benim nefes nefese ölebilme şampiyonluklarım var.)

 

Baktığım her şey yabancı.

( Birileri arkamda bıraktığım parmak izlerimi siliyor.)

 

Kirece bula, öyle göm beni.

( Çamaşır suyu sökmez üzerime işlemiş lekeleri.)

 

Kimse kimseye yirmi dört saatlik bir mutluluk vermiyor.

( Kimse kimsenin can simidi değil ki.)

 

Dişlerim kazıklı humma, tırnaklarım kuduz.

( Seninse ıslığın mülteci, gözlerin esir.)

 

Suya dokunuyorsun, kalbim dalgalanıyor.

( Her dişimi sıkışım bir kalp sıkışmasıdır.)

 

Akmıyor dilimin ucuna gelenler istediğim gibi denizlere.

( Bir baraj kuruyorsun içgüdüsel, kuraklığa en çok sebebiyet vereninden.)

 

Herkes aynı hataya düşüyor akşam olunca.

( Güneş doğunca uyanmayalım diyorum içimden, çok utanıyorum.)

 

Ama böyle yaparsam toprak betonlaşır.

( Kök salamazsın, kök salamam; salınamam rüzgârı bol ovalarda.)

 

Hangisiydi en boktan günü saçma sapan ömrümün?

( Bir ambulans sesiyle konuşuyorum, neye geç kaldığımı fısıldıyor.)

 

Her şeyi yarım yamalak anılara tamamlıyorum.

( Geçecek bir gün ama bugün olmadığı kesin.)

 

Neden oyuncağı olsun yaralı fareler kedilerin?

( Ben seni neden sevdim, buna gerçek bir sebep uydurabilir miydim?)

 

Yol ayrımları daha da belirginleşiyor böyle çürük limon havalarda.

( Tüm toplu acıma araçları grevdedir belki.)

 

Hastane kokuları yükseliyor böbreklerimden göğsüme.

( Ağır yaralı bir hastasısın en kalabalık koğuşumun.)

 

Adresimi yüzümden, gölgemi zeminden kazıdım.

( Artık bulamazlar beni.)