Birbirimizden kurtulduk bulutlara şükür.
Itır kokan bir düşü paylaştım sabaha kadar kendimle.
Şimdi manzarası ne güzel deniz kenarlarının.
Ben oraya gelmedim bile bile.
Ben oraya gelmedim, orası yeni kabuk bağlamış.
Ben burada gereksiz bir kalabalıkta,
Dolmabahçe’de maç dağılmış gibi tıpkı,
Belki sen bile yoksundur isli geçmişimde.
Biraz fotoğraflara baktım – hiçbirinde olmadığın-
Bir pazar yerine sığındım.
Sesim çirkin, dilenemem de.
Neye inanacağımı da bilemez oldum şimdi.
Oturdum düğüm atmayı öğrendim,
Koparsam senden, hataya bağlayacağım kendimi.
Saçlarımı topladım, demek ki çok zaman geçmiş.
Geçmişi özledim, insan neyi özleyebilir ki başka?
İnsan başka nereye kaçabilir?
Filikaların da batıyor.
Yüzlerce kılçık boğazıma takılmış gibi,
Tam da seni sevdiğimi söyleyecekken…
Belki beni bir gün doğumuna, sırtında taşıman gerekecekti.
Aslında sarılman yeterli gelecekti.
Oysa ne güzel bir mevsim, parklarda yavru kediler.
Ne güzel mevsim, çiçekler ve tüfekler.
Ayrılık aslında kötü bir zamanlama meselesi,
Ve tadımı kaçırıyor, korktuğum şiirin başıma gelmesi.