Ne olur bir kırgınlık çıksın aramızda. Tavana yansıyan yalnızlığından düşüyorum sana. Bunlar kan değil. Bunlar kırılmadı henüz. Gözlerimi ovalayıp tekrar tekrar düşünüyorum. Bakışmamızda sönmüş yangınların kokusu var. Suskunluk bahşediliyor bana yine aniden. Aynı koltuğa da oturma artık benimle. Bir şeyler yapıyorum, çevremde dolanma. Aklımdan uç. Uyuyamıyorum artık. Oysa derdim bile yok. Kadeh kırmadan bir gece daha bitirildi, ne tuhaf. Olgunlaşmadan yaşlandık, bu da büyük başarısızlık oysa. Hiçbir eve sığamadık. Hiçbir geceyi hüzünsüz sonlandıramadık. Gülüşümüze hep başkaları karıştı. Başkalarından gizlendik. İstisnasız herkesten nefret ettik. Kimse yeterince komik değildi. Kimse yeterince ciddi değildi. Kimse yeterince güzel değildi. Kimse yeterince gerçek değildi. Hepsi de mutlu oldular. Ben kendime bakar kaldım. Sen hikâyenin bütünlüğünü koruyamadın. Çekilen çileyi unuttuk. Ezilen eti unuttuk. Kar, gar, parklar geride kaldı. Yeterince sustuk. Artık hikâyeyi kendimizce anlatabiliriz. Ben iyi yürekli bir ihtiyar olurum, sen ejderha.