Şarkıları da hatırla. Bunlar bir kedinin rüya sıçaryışları gibi değil. Uykumdan uyandırdığın an sokak lambaları da yanmaya başlıyor. Güzel bir mevsim de bu, değerini bilemiyoruz. Ben üşeniyorum uzun uzun anlatmaya –ne tuhaf- sen anlatırsın gerekirse. Ne ellerinin ne de şiddetinin değerini bilebildim filan dersin. De işte bir şeyler. Nasıl olsa dinlemeyecekler.
Ne şanslı kadındım, bunu da hatırla. Yansıttığım gerçeği kimse fark etmiyordu. Kendim hariç bir şeylere benzetiliyordum. Hep birilerine çok tanıdık geliyordum. Hep birilerine çok eşsiz geliyordum. Çoğu zaman hepsinden nefret ediyordum. Ben sinirlendiğimde ne oluyordu? Neye dönüşüyordum, hatırlamıyorum. Şimdi her şey daha bir farklı. Ağrım bile değişti.
Sevemezsem eksik yaşarım sanıyordum, hatırla. Ayakkabımın içine kum girmiş gibi rahatsızım oysa aşktan. Yine üst üste geldiler. Yine talihi kıramadım. Af dileyerek başkalarını sevdim zaman zaman. Kalbim bir fermuara sıkışmış gibi sızladım. Beni kimse kırmıyor, ben plastikliğime kırgınım. Kendime alınganım.
Suyun üstünde koşuşturan çocukları da hatırla. Bana bir şeylerin sandığım gibi olmadığından bahsediyordun. Ne güzel yanılıyordum o zamanlar. Sürekli bir şaşkınlık içerisinde gözlerim büyüyordu. Dudağımı sarkıtıyordum. Sonra tüm hayretim tahliye edildi. Bir bina mı yıkıldı gözlerimde, kimin yüzünden bu boşluk?
Utancımı da hatırla. Durmaksızın elimi bırakıyordun. Kimsenin anlam veremediği bir hikayeyi paylaşıyorduk. Hiçbir şey kardeş payı değildi. Asla kardeşlik kazanmıyordu. Ne söylesem olmuyordu. Alfabemi çekiştiriyordum durmaksızın. Genişleyen bir sürü anlama dayıyordum sırtımı. Öyle huzur buluyordum.
Üzüldükçe hastalanırdım, teselli etmeyişini de hatırla. Keşke elime sürse başını o güzelim tekirler de kaderimi ertelesem. Bir an hiçbir şey olmamış gibi hissetsem. Boşluğun tozunu solusam. Rahatlasam, ama hiç arınmadan. Kendimi ikna edip sokağa çıksam da, beni başka yerin insanı sansalar, nezaket kırılsa.
Bir sabah kahvaltı niyetine olanları hatırladım. Benden bahsettiğini öğrendim rüzgardan. Hiç değişmemişiz. Hala olmayışımız birbirine düşman. Yokluğa seslenen adamlar ceketlerinin yakasını kaldırıp ıslanırken yağmurdan, bir tek benim hatırımda eskisi gibi kalacaksın, ellerini unutup kelimelerini unutmadığımdan.