Bir yanlışlık yapıp büyük harfle bitirmişiz gibi. Tüm dengemizi yitirmişiz gibi. Sızıntı gibisin geceleri. Bir yer bulup kendine, çıkamadın ki içimden. Dilimin ucuna kadar gelen küfürler, görünmez bir duvar gibi, ama aniden, aramıza iner.
Kendimi affetmeyeceğim. Tehlikeliyim çünkü. Aşktan daha da acımasızım. Bağımlıyım, asalağım, kırılganım. Demir kadar soğuğum, mermer kadar sertim, kil kadar yumuşak, güneş kadar sıcak. Deli gibiyim. Sana bağlı olmaksızın deli gibiyim.
Pençelerimin izleri kalmış geçmişinde. Geleceğinde sızlayan bir kemik gibi hatırlatacağım kendimi. Kendini sisin arasında çeltikleri izlerken bulacaksın, beni aradığından habersiz. Benden kaçtığından habersiz, başkalarına sarılacaksın.
Bir karteladan seçmedim bu rengi. Bazıları solgunluğa adanmışlardır, daha doğmadan. Hep bir melankolik bakarlar ama dozunda. Hep bir gitme der gibi dokunurlar ama dozunda. İzmaritlerini ve günlerini unuturlar. Çok sevdiklerinin isimlerini unuturlar. Üzüldükçe karıncalanırlar.
Kendimi çekiştirmek zaten yorucu. Bir adımı bile umursamadan, görmeden, fark etmeden, gerilmeden atmak mümkün değil. Dayanamadım. Yüküm ellerimi parçaladı. Yaralanmaktan korkan da kim hem? Zarar vermekten çekindim. Kontrolü kaybetmekten korktum. Anlatmaktan korktum. Eklemlerin tutulana kadar hareketsiz bekledim. Geçmedi. Geçiştirebildim ama.
Küçüklüğümden kurtuldum. Konuştuklarımı sustum. Konuşamadıklarımı kustum. Utancımı terk ettim. Kendime rağmen iyi olduğumu fark ettim. Gücenmedim. Affetmedim de.